Sayfalar

19 Şubat 2012 Pazar

Mutfak Ölçüleri. Gram mı? Su bardağı mı?

Beğendiğiniz bir yiyeceğin tarifini istediğinizde veya televizyondan tarif not ettiğinizde hep karşınıza değişik değişik birimler çıkar. Yok 150gr, 4 yemek kaşığı, 1 kahve fincanı vs. Eh hepimizin evinde mutfak tartısı olmadığı da aşikar bir gerçek. Bu durumda ölçülmüş, belirlenmiş birimlere başvurmak gerek. Biz de oturduk bunu sizler için araştırdık ve işinize yarayabileceğini düşündüğümüz bir kaç bilgiyi sizlerle paylaşmak istedik.

BARDAK ÖLÇÜLERİ
Bir bardak su 200 gr.
Bir bardak süt 225 gr.
Bir bardak un 150 gr.
Bir bardak toz şeker 240 gr.
Bir bardak pudra şekeri 180 gr.
Bir bardak kakao 100 gr.
Bir bardak irmik 170 gr.

KAŞIK ÖLÇÜLERİ
Bir çorba kaşığı margarin veya tereyağı 40 gr.
İki çorba kaşığı kakao 30 gr.
İki çorba kaşığı şeker 50 gr.
----------------------------
25 gr.Rende kaşar peynir . dört çorba kaşığı
25 gr. Hindistan cevizi rendesi . dört çorba kaşığı
25 gr. Toz şeker iki çorba kaşığı
25 gr. Un iki çorba kaşığı
25 gr. Nebati yağ iki çorba kaşığı
20 gr. Pirinç bir çorba kaşığı
30 gr. Pirinç unu bir çorba kaşığı
30 gr. Domates salçası bir çorba kaşığı

17 Şubat 2012 Cuma

Tanrıça'dan Cildinize Mucize Krem !

Tanrıça'dan Cildinize Mucize Krem !*          
Doğanın dengesini nasıl ters yüz ettiysek, bugünlerde Türkiye'nin dört bir yanı soğuk havayla çalkalanıyor. Aydın'a ilk taşındığımızda burada kış olmaz birden bahar geliverir anlamazsınız bile demişlerdi ama sanırım İstanbul soğuğunu peşime katıp getirmişim=) Bir anda ısınıp bir anda soğuyan bu havalar ruh halimi olumsuz etkilediği gibi cildimi de mahvettim. Eminim ki bir çoğunuz da aynı dertten muzdariptir. 

         Ancak sizlere bugün öyle güzel bir tarif vereceğim ki; kışın etkisini, yaşın çizgilerini, çok geride kalan güneşin lekelerini iyi edecek. 

          Anneannemden öğrendiğim bu tarif tam da bu zamanda pazarlarda boy gösteren ayvanın mucizelerine tanık edecek sizi. Hani şu Türkçe'de "ayvayı yemek" deyimi var ya işte oradaki ayva bu, ancak bu sefer ayvayı yemiyorsunuz yüzünüze sürüyorsunuz=) Demek ki neymiş ayvayı yemiyor yüzümüze sürüyormuşuz =)) Şaka bir yana da cidden ayva ile yapılan bir krem.

       Pazardan aldığımız ayvayı önce yıkayıp, ikiye bölüyoruz. Bir güzel mideye indirirken çekirdeklerini bir kenara ayırıyoruz. Boğazımızdan geçmek bilmeyen ayvayı yedikten sonra çekirdekleri bir kahve fincanın içine -alıp tabii ki en az iki ayvanın çekirdeği toplandıktan sonra- üzerine su dolduruyoruz. Bu karışımı buzdolabına koyduktan sonra 2-3 gün bekliyoruz. Ne zamanki ayva çekirdeği su ile birlikte jölemsi bir yapıya döndü kremimiz hazırdır.

       Bu jöle kıvamındaki kremi yüzümüze sürüp 15-20 dk bekletiyoruz. Ciltte bekleyen kremin yüzünüzü nasıl gerdiğini hissedeceksiniz. Zaten kremin mucizesi de buradan geliyor. Yüzünüzü yıkadıktan sonra suda bekleyen çekirdeklerin cildinizde yarattığı farkı göreceksiniz. Bu kürü haftada 1 tekrar edebilirsiniz ve inanın memnun kalacaksınız.
*Burada yayımlanan formül hiçbir zaman bir dermatolog tavsiyesinin önüne geçemez. Lütfen önce uzmanınıza danışınız. ;-) 










12 Şubat 2012 Pazar

Yeşil (Ispanaklı) Pasta


Ben dahil birçok insan hele ki çocukların neredeyse tamamı sevmez ıspanak tadını. Kimin aklına geldiyse bin yaşasın ıspanağı pastanın içerisine koymak.

Malzemeler:
   1,5 su bardağı toz şeker
   1 su bardağı haşlanmış ve mixerden geçirilmiş ıspanak
    3 adet yumurta(dolaptan çıkardığınız yumurtaları mutlaka oda ısısına gelmesi için bekletin)
    2,5 su bardağı un
   1 su bardağı sıvı yağ
   1 paket kabartma tozu,1 paket vanilya

 Kreması için:
    4 yemek kaşığı un
   1/2 litre süt
   1 su bardağı toz şeker
   1 paket vanilya
   1/2 paket kremşanti

Üzeri için:
  1/2 paket kremşanti

Bir kabın içerisine un süt ve şeker karıştırlacak ve ocakta koyulaşana kadar pişirilecek. İndirmek üzereyken 1 paket vanilya ilave edilecek. Başka bir kapta 1 su bardağı sütle kremşanti çırpılacak. Krema soğuduktan sonra kremşanti de ilave edilip karıştırılacak.

Yapılışı:
 •Ispanaklar bol suda yıkandıktan sonra bir tencerenin içine bir miktar su konup suyumuz kaynadıktan sonra ıspanakları suyun içinde 5 dakika kadar haşlayıp suyunu süzdükten sonra soğumaya bırakıyoruz.
 •Soğumuş olan ıspanaklar mixer de püre haline getiriliyor.
 •Bir kabın içerisine yumurta  ve şekeri mikserle çırpıyoruz. Sonra sıvı yağı ve ıspanak püresini ilave ediyoruz. Başka bir kap içerisinde un, kabartma tozu ve vanilyayı karıştırdıktan sonra sıvı karışımın içine un karışımını ilave edip tekrar mikserle çırpıyoruz.
 •Yağlayıp unladığımız kelepçeli kek kalıbına karışımı döküp önceden ısıttığımız 175 C fırında yaklaşık 30 dakika kadar pişiriyoruz. (Kek kalıbınızın duvarlarını yağlamayın. Bu kabarmayı engeller.)
 •Kremayı hazırlayıp soğumaya bırakıyoruz. Üzeri içinde 1 paket kremşantiyi 1 su bardağı sütle çırptıktan sonra dolapta 10 dakika dinlendiriyoruz.
 •Kekimiz piştikten ve soğuduktan sonra ortadan 2 ye kesiyoruz kestiğimiz kekin iç veya kenar kısımlarından biraz kek kırıntısı elde edip ayırıyoruz. Kremamızı kekimizin 1. katına sürüp 2. katı üzerine yerleştirip kremşanti ile her yerini kaplıyoruz. 
AFİYET ŞEKER OLSUN...





11 Şubat 2012 Cumartesi

Tencere Dibin Kara


Tencere Dibin Kara,


Dibi tutmuş tencerelerinizi kolayca temizlemek için; 3 su bardağı suyu tencerenize koyun. Üzerine 3 çorba kaşığı toz soda döküp tencerenizi tekrar ateşe oturtunuz. Karışım kaynayınca ateşten alarak yıkayabilirsiniz. Pırıl pırıl olacaklardır.

Sarma Sarıl


Hanımlar;

Artemis yetişemedi mi? Panik yok!

İş başa düştüyse Artemis Mutfağından tüyolar.

1. Sarmalarınızı kurşun kalem tükenmez kalem kalınlığı arasında sarın. Pişince şişeceklerdir.
2. Dilerseniz sarmalarınızı tencereye dik (mum gibi) yerleştirebilirsiniz.
3. İster yatay ister dikey mutlaka üzerlerini pişerken bastıracak ve kaynama esnasında dağılmayı önleyecek bir ağırlık koyun.
4. Taze limon dilimlerini sarmalarınızın üzerine veya aralarına koyun. Harca limon sıkmayın.
5. Yemekte kırmızıyı sevenler;Yağ kızdırıp sarmısaklı kırmızı biberli sosu üzerine gezdirebilir.
6. Tefal Düdüklünün buhar süzgüsünü kullanarak buharda da pişirebilirsiniz. Çok farklı bir tat bırakır. Sarmalar dağılmasın diye ağırlık koymanız da gerekmez.
7. Aliminyum Folyoya sarıp fırın sarma da deneyebilirsiniz.
                                                                    AFİYET ŞEKER OLSUN...

9 Şubat 2012 Perşembe

ADSIZ SALATA


İçindekiler:
Arpa şehriye,
Yeşil mercimek,
Havuç,
Mısır,
Roka,
Dereotu,
Tere,
Taze soğan,
Kornişon turşu

Sosu için:
Tuz,
Zeytinyağı,
Nar ekşisi

Yapılışı:
Yeşil mercimek ve arpa şehriyeyi bol az tuzlu suda haşlıyoruz. Diğer malzemeleri istenilen miktarda haşlanmış malzemelerle karıştırıp üzerine de sosunu gezdiriyoruz. Afiyet şeker olsun.

Kaynak:Sn. Tijen CİRİT ERKOÇ

GUACOMALE AVOCADO



Malzemeler
2 adet olgun (erimek üzere) avokado
1 çorba kaşığı doğranmış Frenk soğanı (yeşil soğandan farklıdır.)
1 diş sarımsak
2 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çay kaşığı acı biber sosu
2 Yeşil limon suyu (Yöremizin Turunçları da ayrı bir tat katabiliyor.)
½ çay kaşığı tuz
2-3 kişiliktir
Yapılışı
Avokadoları uzunlamasına ikiye bölün, çekirdeklerini çıkarıp kabuklarını soyun.
Avokadoyu limon suyu, zeytinyağı, acı biber sosu, sarımsak, doğranmış Frenk soğanı ve tuzla birlikte açık yeşil renkli bir püre elde edene kadar çatal ile ezin. (Blender işin kolayı ama gurmemiz kesinlikle karşı.)
Püreyi bir kaba koyup patates cipsleri veya kıtır kızarmış ekmekler ile servis edebilirsiniz. Afiyet Şeker Olsun.

Sn. Aydın YÖRÜK'ten,

ORİJİNAL TARİF ;-))
Ok tarife

Guacomole_ avocado(ermis ezilcek) az olive oli,tuz,black peper.red hot chili peppers ince crushed,onions,red fresh peppers sliced (everything is sliced and crushed very small pieces),fresh chives chopped(taze yesil sogan turu ama aynisi digil) Lime (limon digil yesil limon),
her sey ince hep elle karistirilcal

sakin makina blender olmasin.

5 Şubat 2012 Pazar

Alman Pastasi


Yogunlugu hayat felsefesi haline getirdigim su gunlerde her seyden oyle uzak kaldim ki bloguma ugramaya firsatim olmadi. Malumunuz bu konularda daha yeniyim. Butun isi mutfak olan bir ev hanimi olmadigimdan butun bunlara kanalize olmak gercekten cok zor oluyor. Cogunuz beni pek tanimiyor biliyorum, genellikle arka planda durmayi tercih ettigimden bir romanin ara karakteri gibi adim var goruntum yok:) Bilmeyenler icin kucuk ozet gecmek gerekirse Ingiliz Dili ve Edebiyati bolumunden yeni mezun taptazecik bir filologum:) Asil uzmanlik alanim pasta ve borek degil, tabi ki de edebiyat. Varim yogum kitaplar, makaleler ve o guzelim BBC belgeselleri. Ancak dogumdan bu yana icsellestirilmis cinsiyet rolleri sagolsun mutfakla karisik bir iliski icindeyim:) Turkiye sartlarinda sayisi gittikce artan universite mezunu nitelikli issizler grubunun uyesi olarak, istedigimi elde edene dek ailemle ciktigim bu yol beni Artemis'e getirdi. Ha "buralara nasil geldin? Nasil oldu?" derseniz soyle bir ozet geceyim.

Temmuz ayinda universitemden buyuk bir uzuntuyle mezun oldum. Her sey cok guzel olacakti hayalimde! Istanbul'da is bulup ailemi Aydin'a ugurlayacak, ugruna olup bittigim yuksek lisansimi yapacaktim. Ne de olsa dereceyle mezun olmustum, yetenekliydim, basarabilirdim... Ancak hayat bana her seyin hayallerdeki gibi olmadigini gosterdi. Tatile diye geldigim Aydin'da ev alip, bir daha Istanbul'a donemeyecegimi hic soylemedi. Kimseyle vedalasma imkani bulamadan getirildigim bu sehirde 27 Temmuz'dan beri bir tutsak gibiydim... Ne is bulabildim gonlune gore, ne bir mesgale edinebildim. Zaten sevmeye gonullu olmadigim bu sehir iyiden iyiye boguyordu beni. Bir de ustune umutlarla girdigim is fos cikinca anladim ki Ingiliz Edebiyati mezunu olarak burda bana ekmek yoktu. Ailemin destegi uzerine kendime ait bir sirket olan Artemis'i actim. Aslinda "actim" demeye gonlum el vermiyor cunku babamin destegi bu konuda cok fazla. Benden fazla hevesli yapisi sayesinde bu noktalara geldim. Su an bir yandan Adnan Menderes Universitesi'nde formasyon egitimi aliyorum bir yandan Ihtiyac Akademi'de KPSS kursuna devam ediyorum, bir yandan ALES'e hazirlaniyorum veeeee bir yandan da Artemis icin ugrasiyorum. Mart itibariyle stajim da baslayinca sanirim bunye olarak iflas edecegim:) ama sansliyim ki bu isin altindan tek basima kalkmiyorum. Hamarat anneannem, annem, kiz kardesim, yengem ve bilgili babam ve dayim hep benimleler. Bu yolda tekmisim gibi gorunse de disaridan, butun her sey imece usulu buyuk bir aile dayanismasinin urunu.

Nerden nereye geldin demezseniz asil konuma donmek istiyorum ben. Alman Pastasi.... Kendisi, aci sever sahsimin bayila bayila yedigi tek tatlidir. Ayiptir soylemesi en iyi yaptigim da:) Mutfak hayatimdaki bunca siniri, stresi attigim bir yer oldugundan beni yatistiran sey de Alman Pastasi. Blogumuzun adam akilli ilk tarifi olma serefini o yuzden goz bebegime veriyorum.

Normalde cok tarife uyan bir insan degilimdir... Surekli kucuk degisikler eklerim ancak bu kural Alman Pastasinda islemiyor. Onca deneme yanilmanin ardindan en sonunda bu tarifi olusturdum ve siz Artemislilerle paylasmayi bir borc bilirim:)

Malzemeler:
4 Adet Yumurta
4 Türk Kahvesi Fincanı Toz Şeker
4 Türk Kahvesi Fincanı Un
2 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
3 Yemek Kaşığı Kaynar Su
1 Paket Kabartma Tozu
1 Paket Vanilya

Krema:
3 Su Bardagi Sut
1 Yumurta
2 Yemek Kasigi Un
2 Yemek Kasigi Seker
1 Tatli Kasigi Margarin
Vanilya

Yapilisina geldigimizde biraz puf noktalarina dikkat etmek gerekiyor. Keki icin oncelikle yumurtanin beyazlarini sekerin yarisiyla CAM bir kapta kopurup sertlesene dek cirpiyoruz. Baska bir kapta ise sekerin diger yarisi ile yumurtanin sarilarini 3 kasik kaynar su ile cirpiyoruz. Seker tamamen erimeden kuru malzemeleri kesinlikle koymuyoruz. Eridigine emin oldugumuzda un, vanilya ve kabartma tozunu ekleyip cirpiyoruz. Ardindan krema kivamindaki yumurta beyazlarini ekleyip tel cirpiciyla yavasca karistiriyoruz. Burada isin sirri mikser kullanmamakta. Mikser isin icine girerse kopuksu yapi cokuyor ve pandispanya kabarmiyor. Hazirlanan karisimini sadece dibini yaglayip unladigimiz kaliba alip 179 derecede isitilmis firina veriyoruz. Yaklasik 20-25dk icinde hazir oluyor.

NOT: Eger kekinizin cokmemesini istiyorsaniz kesinlikle pisme suresinin son 10dksindan once firini acmayacaksiniz.

Kremasina kek firindan ciktiktan sonra baslamalisiniz. Un, seker ve yumurta cirpilip ustune sutu ekliyoruz. Fokurdayana dek muhallebi gibi pisiriyoruz. Ardindan vanilyayi ve margarini koyup karistiriyoruz. Kremanizin akiskan kivamli olmasi sart, cunku zaten sogudukca koyulasiyor.

Ilik bir hale gelen kremayi kekin arasina dokup islemi tamamliyoruz. En son pudra sekeriyle susledikten sonra pastamiz dolapta donmaya hazir. Mutlaka 1 gun oncesinden yapmaya calisin, lezzet farki muthis oluyor... Afiyet olsun:)

3 Şubat 2012 Cuma

APERITIVUS



Latincede "dışarıya doğru açılmak" anlamına gelir. Yemeklerden önce iştah açmak için alınan içki kastedilir. Sherry den sonra bilinen en ünlü aperitif Vermut; şarap kökenli bir içkidir. Buruk bir tadı olan Vermut'a bu özelliği artemisia bitkisi verir. Genellikle sek olarak içilir. Buz, bir dilim limon ve soda ile birlikte servis edilir.

Hemen hemen tüm dillere benzer şekilde geçmiştir.

Türkçe'de en çok imla hatası yaptığımız kelimelerden biridir.
TDK Sözlüğünde doğru yazımı APERİTİF olarak geçer. Yaygın halk ağzında kullanımı ise Aperatif şeklindedir. TDK Aperitif için "Yemek öncesinde yenen çerez ve benzeri yiyecekler" tanımını yapmıştır.