Artemis Aperatif'in blog sayfasıdır. Amacımız takipçilerimiz ile iletişim kurabileceğimiz, paylaşımlarda bulunabileceğimiz bir platform oluşturmaktır. Blog sayfamızdan bizi takip edebilirsiniz :)
5 Şubat 2012 Pazar
Alman Pastasi
Yogunlugu hayat felsefesi haline getirdigim su gunlerde her seyden oyle uzak kaldim ki bloguma ugramaya firsatim olmadi. Malumunuz bu konularda daha yeniyim. Butun isi mutfak olan bir ev hanimi olmadigimdan butun bunlara kanalize olmak gercekten cok zor oluyor. Cogunuz beni pek tanimiyor biliyorum, genellikle arka planda durmayi tercih ettigimden bir romanin ara karakteri gibi adim var goruntum yok:) Bilmeyenler icin kucuk ozet gecmek gerekirse Ingiliz Dili ve Edebiyati bolumunden yeni mezun taptazecik bir filologum:) Asil uzmanlik alanim pasta ve borek degil, tabi ki de edebiyat. Varim yogum kitaplar, makaleler ve o guzelim BBC belgeselleri. Ancak dogumdan bu yana icsellestirilmis cinsiyet rolleri sagolsun mutfakla karisik bir iliski icindeyim:) Turkiye sartlarinda sayisi gittikce artan universite mezunu nitelikli issizler grubunun uyesi olarak, istedigimi elde edene dek ailemle ciktigim bu yol beni Artemis'e getirdi. Ha "buralara nasil geldin? Nasil oldu?" derseniz soyle bir ozet geceyim.
Temmuz ayinda universitemden buyuk bir uzuntuyle mezun oldum. Her sey cok guzel olacakti hayalimde! Istanbul'da is bulup ailemi Aydin'a ugurlayacak, ugruna olup bittigim yuksek lisansimi yapacaktim. Ne de olsa dereceyle mezun olmustum, yetenekliydim, basarabilirdim... Ancak hayat bana her seyin hayallerdeki gibi olmadigini gosterdi. Tatile diye geldigim Aydin'da ev alip, bir daha Istanbul'a donemeyecegimi hic soylemedi. Kimseyle vedalasma imkani bulamadan getirildigim bu sehirde 27 Temmuz'dan beri bir tutsak gibiydim... Ne is bulabildim gonlune gore, ne bir mesgale edinebildim. Zaten sevmeye gonullu olmadigim bu sehir iyiden iyiye boguyordu beni. Bir de ustune umutlarla girdigim is fos cikinca anladim ki Ingiliz Edebiyati mezunu olarak burda bana ekmek yoktu. Ailemin destegi uzerine kendime ait bir sirket olan Artemis'i actim. Aslinda "actim" demeye gonlum el vermiyor cunku babamin destegi bu konuda cok fazla. Benden fazla hevesli yapisi sayesinde bu noktalara geldim. Su an bir yandan Adnan Menderes Universitesi'nde formasyon egitimi aliyorum bir yandan Ihtiyac Akademi'de KPSS kursuna devam ediyorum, bir yandan ALES'e hazirlaniyorum veeeee bir yandan da Artemis icin ugrasiyorum. Mart itibariyle stajim da baslayinca sanirim bunye olarak iflas edecegim:) ama sansliyim ki bu isin altindan tek basima kalkmiyorum. Hamarat anneannem, annem, kiz kardesim, yengem ve bilgili babam ve dayim hep benimleler. Bu yolda tekmisim gibi gorunse de disaridan, butun her sey imece usulu buyuk bir aile dayanismasinin urunu.
Nerden nereye geldin demezseniz asil konuma donmek istiyorum ben. Alman Pastasi.... Kendisi, aci sever sahsimin bayila bayila yedigi tek tatlidir. Ayiptir soylemesi en iyi yaptigim da:) Mutfak hayatimdaki bunca siniri, stresi attigim bir yer oldugundan beni yatistiran sey de Alman Pastasi. Blogumuzun adam akilli ilk tarifi olma serefini o yuzden goz bebegime veriyorum.
Normalde cok tarife uyan bir insan degilimdir... Surekli kucuk degisikler eklerim ancak bu kural Alman Pastasinda islemiyor. Onca deneme yanilmanin ardindan en sonunda bu tarifi olusturdum ve siz Artemislilerle paylasmayi bir borc bilirim:)
Malzemeler:
4 Adet Yumurta
4 Türk Kahvesi Fincanı Toz Şeker
4 Türk Kahvesi Fincanı Un
2 Yemek Kaşığı Sıvı Yağ
3 Yemek Kaşığı Kaynar Su
1 Paket Kabartma Tozu
1 Paket Vanilya
Krema:
3 Su Bardagi Sut
1 Yumurta
2 Yemek Kasigi Un
2 Yemek Kasigi Seker
1 Tatli Kasigi Margarin
Vanilya
Yapilisina geldigimizde biraz puf noktalarina dikkat etmek gerekiyor. Keki icin oncelikle yumurtanin beyazlarini sekerin yarisiyla CAM bir kapta kopurup sertlesene dek cirpiyoruz. Baska bir kapta ise sekerin diger yarisi ile yumurtanin sarilarini 3 kasik kaynar su ile cirpiyoruz. Seker tamamen erimeden kuru malzemeleri kesinlikle koymuyoruz. Eridigine emin oldugumuzda un, vanilya ve kabartma tozunu ekleyip cirpiyoruz. Ardindan krema kivamindaki yumurta beyazlarini ekleyip tel cirpiciyla yavasca karistiriyoruz. Burada isin sirri mikser kullanmamakta. Mikser isin icine girerse kopuksu yapi cokuyor ve pandispanya kabarmiyor. Hazirlanan karisimini sadece dibini yaglayip unladigimiz kaliba alip 179 derecede isitilmis firina veriyoruz. Yaklasik 20-25dk icinde hazir oluyor.
NOT: Eger kekinizin cokmemesini istiyorsaniz kesinlikle pisme suresinin son 10dksindan once firini acmayacaksiniz.
Kremasina kek firindan ciktiktan sonra baslamalisiniz. Un, seker ve yumurta cirpilip ustune sutu ekliyoruz. Fokurdayana dek muhallebi gibi pisiriyoruz. Ardindan vanilyayi ve margarini koyup karistiriyoruz. Kremanizin akiskan kivamli olmasi sart, cunku zaten sogudukca koyulasiyor.
Ilik bir hale gelen kremayi kekin arasina dokup islemi tamamliyoruz. En son pudra sekeriyle susledikten sonra pastamiz dolapta donmaya hazir. Mutlaka 1 gun oncesinden yapmaya calisin, lezzet farki muthis oluyor... Afiyet olsun:)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder